Cennet

Cennette Tüm Fizik, Kimya ve Biyoloji Kanunlarının Dünyadan Çok Farklı Olduğunu Biliyor musunuz?

Yüce Allah ahirette insanı yepyeni bir yaratılışla yaratacağını bildirir. Bu ifade üzerinde düşünüldüğünde, ahiretin yalnızca dünyadaki hayatın sonsuza kadar devam eden bir şekli olmadığı anlaşılır.

Paylaş
Paylaş

Çünkü insanın dünyada alıştığı fizik, kimya ve biyoloji kanunları, Allah’ın yaratmasının yalnızca bu dünyaya ait bir düzenidir. Cennette ise tamamen farklı bir yaratılış hâkim olacaktır. Dolayısıyla bugün bize değişmez ve vazgeçilmez görünen pek çok fiziksel ve biyolojik şart, cennette geçerli olmayacaktır.

Örneğin dünyada insanın yaşayabilmesi için kan dolaşımına, iç organlara, oksijene ve sayısız biyolojik sisteme ihtiyacı vardır. İnsan yorulur, uyur, hastalanır ve zamanla yaşlanır. Oysa cennette bunların hiçbirine ihtiyaç olmayacaktır. İnsan iç organları ve kan dolaşımı olmadan yaşayacak, hastalanmayacak, yorulmayacak ve uyumaya ihtiyaç duymadan sonsuza kadar hayat sürecektir. Dünyada hayatın devamı için zorunlu sandığımız şartların ortadan kalkması, aslında cennetteki yaratılışın dünyadan ne kadar farklı olacağını göstermektedir.

Bu farklılık yalnızca insan bedeninde de kalmayacaktır. Fizik kanunlarının ortaya çıkardığı sınırlamalar da cennette bulunmayacaktır. Dünyada yerçekimi sebebiyle yere bağlı yaşayan insan, cennette dilediğinde uçabilecek, dilediğinde yere basıp yürüyebilecektir. Suyun altında nefessiz kalmadan yüzebilecek, gökyüzünde istediği gibi hareket edebilecektir. Aynı şekilde ışık için bir kaynağa ihtiyaç duyulmayacak; madde kendinden ışıklı olacaktır. Böylece dünyada “olamaz” veya “mümkün değildir” dediğimiz pek çok şey, cennetin tabii özelliklerinden biri hâline gelecektir.

Bunun sebebi, cennette maddenin insanın hizmetinde olmasıdır. Dünyada bir ağacın yolu kapatması, bir taşın ayağa çarpması veya herhangi bir eşyanın insanın hareketini engellemesi son derece normaldir. Cennette ise madde insanın aleyhine değil, tamamen lehine olacaktır. İnsan geçerken ağaç kenara çekilecek; hiçbir eşya onun rahatını bozmayacaktır. Cehennemde ise bunun tam tersine, oradaki insanların aleyhine işleyen bir yaratılış olacaktır.

Bu durum cennetteki hayatın dünyadaki sebep-sonuç ilişkilerinden de farklı olacağını gösterir. Dünyada bir şeyin gerçekleşmesi için mutlaka birtakım sebeplerin bir araya gelmesi gerekir. Müzik dinlemek için bir müzik aleti gerekir, ayakkabı ayağı korumak için kullanılır, bir araca binmek için önce o aracın yapılması gerekir. Cennette ise insanın arzusu ile yaratılış arasında dünyadaki gibi uzun ve zorunlu sebepler zinciri bulunmayacaktır. İnsan bir şeyi istediğinde Allah’ın dilemesiyle o şey hemen yaratılabilecektir. Bir müzik aletine ihtiyaç olmadan müzik dinlenebilecek, hatta bir fincanın veya ağacın şarkı söylemesi mümkün olacaktır. Bir eşya nasıl tahayyül edilirse o şekilde yaratılabilecektir.

Bu nedenle dünyada insanın arzu ettiği halde çeşitli sebepler yüzünden gerçekleştiremediği pek çok şeyin cennette en mükemmel hâli bulunacaktır. Dünyada tehlikeli olduğu için yapılamayan sporlar risksiz şekilde yapılabilecek; suyun üzerinde ve altında hareket eden, son derece hızlı ve kolay kontrol edilen araçlar kullanılabilecektir. Kıymetli yekpare taşlardan oluşan bu araçlar, insanın hayal ettiği güzellikte olacaktır. Dünyada hayvan sevgisi bile bazen çeşitli zorluklar taşıdığı hâlde cennet, sevilecek hayvanlar, çiçekler ve ağaçlarla dolu olacaktır.

Çünkü dünya, imtihan gereği faydalı ve zararlı olanın, güzel ve zor olanın iç içe bulunduğu bir âlemdir. Cennette ise zarar veren hiçbir şey olmayacaktır. Dünyada gördüğümüz güzelliklerin ve sahip olduğumuz arzuların varlık sebebi de bir bakıma burada anlaşılır: Dünyada hayalini kurduğumuz şeylerin kusursuz ve eksiksiz hâlleri cennette bulunacaktır. Dünyadaki küçücük bir noktanın, hatta tek bir iğnenin bile cennetteki aslı ve çok daha mükemmel bir karşılığı olacaktır.

Cennetteki en dikkat çekici farklılıklardan biri de her şeyin canlı ve şuurlu olmasıdır. Dünyada Allah’ın dilemesiyle cansız görünen bir varlık cennette canlıdır. Hz. Musa’nın asasının Allah’ın emriyle yılan  hâline gelmesi bunun düşündürücü örneklerinden biridir. Cennette ise bu canlılık ve şuur hayatın hâkim özelliği olacaktır. Kuşlar, çiçekler, ağaçlar ve eşyalar insanla konuşabilecek; cennet her yönüyle insana mutluluk veren canlı bir âlem olacaktır.

Böyle bir yaratılışın içinde havada duran ihtişamlı köşkler, sonsuz güzellikler, uykuya ve dinlenmeye ihtiyaç duyulmayan bir hayat olacaktır. Dünya ise adeta gölgeli bir âlem gibidir; hastalık, yorgunluk, uyku, kirlenme ve çeşitli sınırlamalar burada insanın hayatının parçasıdır. Cennet ise bunların hiçbirinin bulunmadığı, her şeyin güzellik ve nimet olarak yaratıldığı bir âlemdir.

Bütün bunlar bize çok önemli bir gerçeği hatırlatır: Fizik, kimya ve biyoloji kanunları Allah’ın üzerinde değişiklik yapamayacağı kurallar değildir. Tam tersine, bu kanunların tamamı Allah’ın yaratmasıyla vardır. Allah dilerse dünyadaki düzeni sürdürür, dilerse yepyeni bir yaratılış meydana getirir. Cennet de O’nun sonsuz kudretinin, sınırsız yaratma sanatının ve insan için hazırladığı eşsiz nimetlerin açıkça görüleceği bir âlem olacaktır.

Paylaş

Yorum bırakın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Stay Connected

- Advertisement -
Bağlantılı Yazılar
Cennet

Cennette Allah’ın Tecellisinin En Büyük Nimet Olduğunu Biliyor Musunuz?

Cennet denildiğinde akla birbirinden güzel nimetler gelir. Güzel yemekler, güzel giysiler, hoş...

Cennet

Cennetin Bir Adım Ötede Olduğunu Biliyor musunuz?

İnsanlar, cenneti çoğu zaman ulaşılması güç ve çok uzak bir âlem olarak...

Cennet

Cennette Teknoloji

Cennette, bilgisayar dâhil olmak üzere insanın arzu edebileceği her türlü teknolojik imkân...