Gençler arasında dostluk çoğu zaman eğlenceye, ortak zevklere ya da sosyal çevreye uyum sağlamaya dayanıyor. Güzel vakit geçirmek, gezmek, gülmek… Bunlar elbette hoş. Ama zorluk geldiğinde, menfaat bittiğinde, o dostluklar çoğu zaman dağılıp gidiyor.
Oysa gerçek dostluk çok farklıdır. Allah rızası için kurulan dostlukta fedakârlık vardır, vefa vardır, sabır vardır. Böyle bir dost, en zor anında yanında olur. Seni hatalarınla baş başa bırakmaz. Güzel bir dille uyarır, iyiliği tavsiye eder.
Kur’an ahlakına uygun kardeşlik, dünyevi çıkarlara değil Allah sevgisine dayanır. İşte o dostluk, hiç bitmez. Dünyada da sürer, ahirette de. Çünkü sevginin temeli Allah sevgisine dayalı olursa, o dostluk bağı da sonsuz olur.
…… Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin ‘cimri ve bencil tutkularından’ korunmuşsa, işte onlar felah (kurtuluş) bulanlardır. (Haşr Suresi, 9)
Yorum bırakın