İçinde yaşadığımız bu dünya, hakikati örten ince bir perde hükmündedir ve cennet o perdenin hemen ardındadır.

Mümin için ölüm bir son değil, ebedî hayata ve cennete açılan ilk adımdır. Mümin, vefat ettiğinde önce kendisinden önce iman üzere yaşamış sevdikleriyle buluşur, dünyada yaptığı salih ameller kendisine gösterilir ve ardından Allah’ın dilemesiyle cennet hayatına geçer. Bütün bunlar, insanın zannettiğinden çok daha kısa bir süreç içinde gerçekleşir.
Cennete geçiş, bir rüyadan başka bir rüyaya geçişi andırır. Ancak cennet hayatı, dünya hayatından çok daha gerçek, çok daha açık ve çok daha canlıdır.
Cennet, gelecekte yaratılacak bir mekân değildir; hâlihazırda vardır. Çünkü Allah katında zaman, insanın algıladığı şekilde işlemez; Allah zamandan ve mekandan münezzehtir. Geçmiş gelecek ve günümüz O’nun ilminde tek bir an olarak yaratılmıştır.
Yorum bırakın